Psikodans Nedir?

Psikodansın Kökenleri

Dans terapisini ilk olarak 1930’lu yıllarda M. Chase hastane psikoterapi programlarına dahil olması için önermiştir.  Psikodans” terimi  ise ilk olarak J.L. Moreno tarafından dansın psikodrama ile birleşimini ifade etmek için kullanılmıştır.  Moreno Psikodrama içerisindeki tekniklerden biri olarak psikodans kavramını tanımlamış ama bunu yeterli bir sistematik kuramsal çerçeveye oturtamamıştır. 

R. Bermudez 1961’de psikodramatik çerçeveden yola çıkarak bir psikodans araştırma grubunu kurmuştur. Bu grup bilgi ve deneyim eksikliği içerisinde diğer farklı bir olanak aramak için sanat alanlarına yönelim göstermişlerdir.  Bu araştırma grubuna dahil olan tiyatro, sinema, dans ve pandomim farklı alanlardaki  sanatçılar işbirliği içinde Psikodans pratiğini geliştirmişlerdir. Birlikte bedensel çalışmanın terapötik olanaklarını keşfetmişler ve tecrübelerini sistematize etmişlerdir. Bu araştırma ve uygulama sürecinin meyvesi olarak  bugün uyguladığımız psikodans doğmuştur.

İlk olarak Arjantin, Brezilya gibi Latin Amerika ülkelerinde başlayan Psikodans çalışmaları daha sonra Avrupa’da; İspanya, Portekiz gibi İspanyolca konuşulan ülkelerde zenginleşerek büyümüştür.

Psikodansın Gelişimi ve Yayılması

1970’lerden itibaren psikodans, Avrupa ve Amerika’da farklı ekoller ve terapistler aracılığıyla kurumsallaşmaya başlamıştır. Klinik ortamlarda, topluluk çalışmalarında ve eğitim süreçlerinde kullanılmaya başlanmış; özellikle travma, kaygı, psikosomatik sorunlar ve sosyal beceri geliştirme gibi alanlarda etkinliği araştırılmıştır. Bugün psikodans, hem bireysel terapilerde hem de grup çalışmalarında uygulanan; bedeni, duyguları ve ilişkileri merkeze alan yaratıcı bir psikoterapi yöntemi olarak kabul görmektedir.


Türkiye’de Psikodans Tarihi

Türkiye’de ise ilk olarak Moda Psikoterapi Enstitüsü bünyesinde başlayan ve devam eden Psikodans çalışmalarını genişletmek ve derinleştirmek amacıyla Türkiye Psikodans Platformunu kuruldu.  Bu platform Türkiye’de sadece ruh sağlığı alanında değil, farklı disiplinlerle de temasını arttırarak Psikodansla ilgili araştırma ve uygulama süreçlerine zemin olmayı misyon edinmiştir.

Moreno’dan bayrağı devralan R. Bermudez Psikodansa zengin bir kuramasal çerçeve kazandırmış, kendisinden sonra bayrağı öğrencisi L. Moura’ya devretmiştir. Luciano Moura 3 kuşak boyunca büyüyerek devam eden bu kıymetli hazineyi bizle paylaşmak arzusuyla Türkiye’de Platformun kurulmasına öncülük etmiştir. 


Psikodans nedir?

Psikodans; psikodramatik ilkeler doğrultusunda yapılandırılmış, bedeni ve eylemi birincil iletişim aracı olarak kullanan terapötik bir tekniktir. Jaime Rojas Bermúdez’in kuramsal altyapısını oluşturduğu bu yaklaşımda müzik destekleyici bir unsur olarak kullanılırken, temel hedef; bireyin spontanlığını ve içsel akışını harekete geçirerek ruhsal sürece temas etmektir.

Dr. Luciano Moura’nın kolaylaştırıcılığında şekillenen atölyelerimizde kullanılan yöntem, her an grubun ihtiyaçlarına göre biçimlenerek özgün ve dinamik bir alan yarattı. Bedenin taşıdığı sözsüz hikâyelere kulak vererek çıktığımız bu yolculukta, katılımcılar hem kendi iç dünyalarıyla hem de grup alanında yankılanan duygularla temas etme fırsatı buldular.


Neye Alan Açıyoruz?

Psikodans, katılımcıların hem bireysel hem de ilişkisel düzeyde kendilerini keşfetmelerine alan açar. Bu yaklaşım; duyguların, bedenin, ifadenin ve ilişkilerin özgürce ortaya çıkmasına rehberlik eder.

Duygu

İçimizde saklı kalan ya da ifade edilemeyen duyguların güvenli bir ortamda açığa çıkmasına alan açıyoruz.

Bedensel İfade

Sözcüklerle anlatılamayan deneyimlerin beden, ses ve yaratıcılıkla ifade edilmesine alan açıyoruz.

Hareket

Dans yoluyla içsel enerjilerin serbest bırakılması ve bedenleriyle yeni ifade yolları keşfedilmesi.

İlişki

Çalışmalar sırasında grup etkileşimi, bireyin ilişkisel yönlerini ortaya çıkarır.


Kimler Katılabilir?

Psikodans; yaş, cinsiyet veya deneyim farkı gözetmeden herkese açıktır. Dans ya da sanat geçmişinizin olması gerekmez. Sözcüklerin ötesinde, beden diliyle kendini ifade etmek isteyenler, duygularını daha iyi tanımak ve dönüştürmek isteyenler, sanat ile terapötik yaklaşımı bir arada deneyimlemek isteyenler ya da güvenli bir grup ortamında paylaşım ve dayanışma arayanlar için alan sunar. Profesyonellerden öğrencilere, bireysel gelişim yolunda ilerleyenlerden sadece merak edenlere kadar geniş bir katılımcı kitlesini kucaklar.